İçeriğe geç

Hanefilere göre besmele ayet mi ?

Hanefilere Göre Besmele Ayet Mi?

Bazen hayat o kadar hızlı ilerliyor ki, insan küçük ama önemli bir detayı unutur, gözden kaçırır. Mesela, besmele… Hani şu her işin başında söylediğimiz o kutsal cümle: Bismillahirrahmanirrahim. Küçük bir dua gibi gelir, ama bir an durup düşününce, aslında bunun ne kadar derin bir anlam taşıdığını fark ediyorsunuz. Peki, gerçekten besmele bir ayet mi? İslam’ın dört büyük mezhebinden biri olan Hanefilere göre durum ne? Bunu hiç düşündünüz mü? Ben de birkaç hafta önce bir dostumla bu konuda sohbet ederken, bu soruyu merak ettim ve biraz araştırmaya karar verdim.

Hanefilere Göre Besmele: Ayet Mi, Değil Mi?

Başlangıçta, “Besmele, sadece bir dua mı?” sorusu kafamı karıştırmıştı. Birçok kişi gibi ben de besmeleye genellikle, özellikle de yemek yemeye başlamadan önce, bir tür alışkanlık olarak yaklaşıyordum. Ama bunun, bir ayet olup olmadığını gerçekten hiç sorgulamamıştım. Hatta bir dönem, “İşte besmele, başta okunduğu zaman her şeyde bir bereket vardır” şeklinde düşünüyordum. Her şeyin bereketi, o duanın içinde olduğuna inanıyordum. Ancak Hanefi mezhebine göre besmele hakkında çok daha derin bir görüş olduğunu öğrenince, konu beni bir hayli meraklandırdı.

Hikaye şöyle başlıyor: Hanefi mezhebine göre, besmele gerçekten de bir ayet değil. Yani, Kuran’ın bir ayeti olarak kabul edilmiyor. Bunu duyduğumda gerçekten şaşırdım çünkü ben her zaman besmelenin Kuran’ın bir parçası olarak kabul edildiğini düşünmüştüm. Ancak Hanefi alimlerine göre besmele, “Bismillahirrahmanirrahim” ifadesi, Fatiha Suresi dışındaki tüm surelerin başında yer alsa da, ayet olarak kabul edilmez. Bunun yerine, besmele bir “ayrı bir ibadet” olarak sayılabilir ama asıl olarak bir “duâ”dır.

Besmele’nin Tarihçesi ve Hanefi Bakışı

Hikayeyi biraz daha geriye saralım. İlk başlarda, İslam’ın ilk yıllarında besmele, her sureyle birlikte okunan bir ayet olarak kabul ediliyordu. Ancak zamanla, bazı alimler bu konuda farklı görüşler geliştirdi. Örneğin, Hanefi mezhebinin kurucusu olan İmam-ı Azam (Ebu Hanife), besmelenin bir ayet olarak kabul edilmemesi gerektiğini savunmuştu. Çünkü, Fatiha Suresi’nde besmele zaten “ayet” olarak yer alırken, diğer surelerdeki besmelelerin ise, aslında bir “başlangıç” olarak kabul edilmesi gerektiğini savunuyordu.

Bu görüş zamanla, diğer mezheplerden de farklı bir şekilde değerlendirilmeye başlandı. Maliki, Şafi ve Hanbeli mezhepleri, besmelenin Kuran’dan bir ayet olarak kabul edilmesini savunmuşken, Hanefi mezhebi biraz daha farklı bir bakış açısına sahipti. Bu da aslında bir bakıma o zamanlar İslam dünyasında farklı bir “anlayış farklılığı” yaratmıştı.

Besmele’nin Günlük Yaşantımıza Etkisi

Bir düşünün, her gün okuduğumuz, her gün dilimize pelesenk olmuş bir dua ve bir anlam derinliği. Hanefilere göre besmele ayet değil, ama yeri geldiğinde o kadar çok şeyi ifade ediyor ki… Hani bazen akşamları yemek hazırlarken mutfağa girdiğimde, bir yandan işin içine karışan düşüncelerimle kafamı meşgul ederken, birden kendimi “Bismillahirrahmanirrahim” derken bulurum. İşte o an, hayatın zorluklarını, günün karmaşasını geride bırakıp sadece bir nefes almak gibidir. Her şeyin başlangıcı, o ilk adımı atmaktır.

Benim için besmele, bazen bir ritüel gibi, bazen bir güvence gibi gelir. İşte burada, Hanefi mezhebinin bakış açısını da anlamaya başladım. Besmele bir “ayet” değil belki ama bir anlam derinliği taşıyor ve bu derinlik, kişinin kalbinde başka bir yerde yankılanıyor. Bazen duayı sadece bir kelime olarak okumak yetmez; o kelimenin özünü anlamak gerekir. İşte Hanefi mezhebinin de bize sunduğu bu bakış açısı, düşüncelerimi biraz daha olgunlaştırdı. Besmele, bir ayet olmayabilir ama bir anlam taşıyor; bir işin başlangıcıdır, bir güvenceyi simgeler.

Hanefi Mezhebi ve Besmele: İslam’ın Zenginliği

Aslında, İslam’ın farklı mezhepleri arasındaki bu farklılıklar, bazen kafa karıştırıcı olabilir. Ancak tam da burada, bu mezheplerin insanlara farklı bakış açıları sunduğunu fark ettim. Hanefilere göre besmelenin ayet sayılmaması, aslında bizlere bir şey anlatıyor: Her şeyin bir başlangıcı vardır ve bu başlangıçların anlamı, ne kadar önemli olduğumuzu simgeler. Kendi yolculuğumuzu başlatırken, o ilk adımdan sonra her şeyin bereketli olacağına dair bir umut var.

Bununla birlikte, belki de İslam’ın büyüklüğü, farklı bakış açılarını kabul edebilme yeteneğimizde gizlidir. Hanefilere göre besmele ayet değilse de, diğer mezheplere göre bir ayet olarak kabul ediliyor. Bu da demek oluyor ki, her mezhep kendi penceresinden İslam’ı ve Kuran’ı algılar. Bizler de bu farklılıkların her birinden öğreneceğimiz çok şey olduğunu unutmamalıyız.

Sonuç: Besmele ve İnanç

Sonuç olarak, Hanefilere göre besmele ayet değildir, ama bu demek değil ki önemi yok. Aksine, bir inanç sistemi olarak, her kelimesinin ardında çok derin bir anlam taşır. Ne kadar farklı bakış açıları olsa da, önemli olan bu ifadenin bize sağladığı iç huzur ve manevi anlamdır. Besmele, bir ayet olmaktan daha fazlasıdır; bir başlangıçtır, bir niyettir, bir inançtır. Bunu kabul etmek, belki de en güzel anlamıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort bonus veren siteler
Sitemap
vdcasino